| |||||||||||
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARElma Dergisi |
Ayça Şen'den Kalkan Kaş izlenimleri
Kalkan ufacık tefecik, sevimli mi sevimli bir Şirinler kasabası gibiydi. Bu kez gözlerime inanamadım. Apartman kompleksi burayı da sarmış...
Radikal Köşe yazarı Ayça Şen, 04.02.2010 tarihli köşe yazısında Kalkan, Kaş bölgesine yaptığı gezi sırasındaki izlenimlerini aktardı. Altına hücum (psikolojik belgesel)Karlar altında 20 bin fersahlık bir yazımızın daha başına geldik değerli operadaki canavar okurlar. Buna mukabil, erken rezervasyonlu bir Ayşe Arman yazımızda daha sizlerle birlikte olmanın kıvancı içerisindeyiz. Bu hafta sonu Memo’yu Alanya’daki anneannesinden geri almak için 54 liraya uçak bileti satın almıştık fakat anneanne torun müptelası olduğundan çocuğu bir hafta daha rehin tutunca, biletler yanmasın diye kalktık Kaş’a gittik. Bundan yaklaşık 20 sene önce de gitmiştim Kaş’a. O zamanlar çok apartmanlık, taşlık, betonluk bulduğumuz için içimiz sıkılıp derhal Kalkan’a gitmiş, Kalkan’la ilgili hiç espri yapmamış, oradan da Kemer’e akmıştık. Kalkan ufacık tefecik, sevimli mi sevimli bir Şirinler kasabası gibiydi. Bu kez gözlerime inanamadım. Apartman kompleksi burayı da sarmış, her yer silme çok katlı bina dolmuş. Nüfusun yaklaşık yüzde 90’ı İngiliz ve adamlar buraya gelince birden bire Özal’laşmış, Karadenizli müteahhit oluvermişler. Oradan tekrar Kaş’a gidelim, Mediterraneo filmindeki Yunan adası Meis’e geçelim de neşemizi bulalım diye geri dönüş yolundayken, Kaputaş Plajı’na baktık üstten. Bu kadar da güzel manzara olur mu be ya kardeşim diyerek yaradana biraz sitem ettikten sonra, gözümüz plajda dedektörle altın arayan adama takıldı. Önce plajdaki çöpleri toplayan bir belediye görevlisi sandık ama bunun için mevsim erkendi, biz de her Türk orta yaşlısı gibi adamın yanına seğirtip sohbet edelim dedik. Adam SSK’dan emekli bir altın arayıcısıymış. Bütün kış plajlarda düşürülen altın ve gümüşleri toplarmış. Geçen sene bir günde Konyaaltı Plajı’nda 10 bin liralık takı toparlamış. Bütün kıyı şeritlerini gezer, bulabildiklerini satarmış. Yanına gittiğimizin 20’inci saniyesinde bir alyans buldu mesela. Bunun suç olup olmadığını sorduk her gıcık Türk vatandaşı gibi, o da bilmiyormuş ama “Alıştım ben ifade vermeye, ama kanun da bilmiyor benim suçlu olup olmadığımı” dedi. Aslında bizim gibi meraklı vatandaşın sorularına cevap vermek de bir nevi ifadeymiş gibi (çünkü belki biz de altınımızı düşürmüş olabiliriz) garip bir mecburiyet hali vardı yüzümüze bakmadan dedektörle altın ararken. Bu plaj o kadar saçma bir ambiyanstaydı ki, sinirlerimiz bozuldu. Bir yanda altın arayan bir adam, yanında ona ondan daha yaşlı ‘Abi’ diyerek sorular soran hafif kafayı üşütmüş yaşlı bir kadın, öbür yanda çıplak ayak bağıra bağıra denize ayaklarını sokan biz, diğer yanda da öpüşen bir çift turiz. Ve tabii diğer tarafta da bu turizlerin çevresinde ronta yatan üç adet maganda. Bunların hepsi de toplam 20 metrekarelik bir alanda oluyor, üstelik plaj iki dönüm yerken. Burası böyle. Sonrası işte, kalktık Kaş’a dört kilometre uzaklıktaki Meis’e geçtik. Esas enteresanı, eğer kışın Meis’e gitmek isterseniz, hafta sonunu unutun. Çünkü gümrük çalışmıyor. Evet abi, cumartesi-pazar günleri gümrüğü kapatmışlar, eğer çok gitmek istiyorsan memurların fazla mesai paralarını ödüyorsun, senin için iş başı yapıyorlar. Bir de tekne için 500 veriyorsun, ölme eşeğim ölme. Biz hafta içi gittik, bu da yaklaşık 55 liraya maloldu kişi başı. Adanın çok garip bir havası var. Filmi seyredenleriniz buranın bomboş, bakımsız bir ada olduğunu hatırlayacaktır ancak 91’de çekilen film ödüller toplayınca ada ufak bir film seti gibi olmuş. Çok sevimli, ufacık, denizle burun buruna ve gidince bir daha dönmek istemediğiniz bir yer. Ancak bu hevesiniz çabuk geçecektir zira ev fiyatları 550 bin Avro Yuro’su. Velhasıl kelam, güneyde gidilebilecek bir tek yer Kaş kalmış, bir de Meis. Haaa, bir de Kekova var kii... Uzuuun zamandır böyle manyak bir tabiat görmemiştim. Abicim diyoz size gezin diye. Yemin ederim çok az bir para ayırsanız hayat standardınız 10 katına çıkacak ama Evliya Çelebi gibi sakalımız yok ki laf anlatalım. Bu haber 534 defa okunmuştur.
|
GOOGLE TRANSLATEGALERY |
|||||||||
|
Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||